17 Temmuz 2012 Salı

İspanya İspanya olalı böyle turist görmedi :)

Ah İspanya Ah!Sana gelirken Seni bu kadar seveceğimi bilemezdim elbet.Ruya gibisin, beni nasıl büyüledin.Döner dönmez para biriktirmeye başladım San'a tekrar kavuşabilmek için.Ama dönünce de memleketimin toprağını öpmedim değil.

Dolu dolu bir geziydi tabiyki, atölye ziyaretleri, hiç bitmeyen aksesuar dükkanı çıkartmalarım.Mağazaları ararken kaybolma fasıllarım.Sol meydanından, sağa geçemeyişlerim.İspanya sokaklarında gecelere akışlarım.Saat 12 ye gelirken, sokaklardaki insan profilinin birden değişmesi ve külkedisine dönmeden otele kaçışlarım :)

Sol meydanında bir bayiden 2 adet dergiyi alamadım.Dergiler çanta hediyeliydi.Çantalarda öyle güzel!.Ben 2 dergiyi almak üzere atağa geçtiğimde Satıcı kadın bir şeyler anlattı anlattı kızdı söylendi hala anlamadım neden alamadığımı ama en azından bazı fikirlerim oluştu :) sanırım aynı modelden iki adet alınmıyor dedi yada sadece bir turist grubu ile anlaşması olduğu için o grup satın alabiliyordu.Ne ilginç değil mi? Valla ağlayacaktım neredeyse :)  Sık sık ispanyol vatandaşlarına dert anlatma meramlarım :) sürdü gitti.Onların beni anlayamaması, benimde onları.Eh son günler artık İspanyolcayı olmasa da vücut dilimi epey geliştirmiştim.Dil bilmek ne önemli şeymiş meğerse. Bizim yine çat pat İngilizcemiz var onlarda oda yok efenim :)

 Okyanusları aştık ve İspanyaya vardık.Uçaktan manzaralar öyle güzeldi ki.





Bulutların üstünde olmak,


Sonra ayağımızın yere basması ve uçakta alkışlar daha da güzeldi :)

Bakalım İspanya gezisinden benim pencereme neler yansımış

Orada da bizde olduğu gibi elişi emekçilerinin standları var idi.İşte el emeği cüzdan yapan bir bayan :)

Deri işleme konusunda çok ilerlemişler.Ayakkabılarda yumuşacık deriden ve çiçekli böcekli çok güzeldi.Girdiğim bir mağazada beğendiğim ayakkabının 36 nosunu bulamayınca çok üzüldüm.Aksesuarcılardan çıkamayınca bir daha ayakkabı bakma fırsatı da bulamadım malesef.




Yine el yapımı bir takı standı.Yakın çekim yapamadım.Ama marka ismini google dan yazıp bakabilirsiniz.

Ayrıca en çok dikkatimi çeken araçların yayalara karşı olan centilmenliğiydi.Yaya geçitlerinde durmayan ve yayaya yol vermeyen araç yoktu.Zaten Avrupa ülkesi olduğu için cezası var.Ama onun dışındaki sokak geçitlerinde de sık sık yayalara yol veren araçları görmek mümkün.Tabi bizler pek alışık olmadığımız için bu duruma.İstanbul a dönünce en çok bu dokundu bana..Bizde ne mümkün yaya geçitide olsa, araçlar durmuyor ve uyardığınızda da Bekle!!! diye birde üstüne papara yiyorsunuz malesef durum böyle vahim.

İspanya sokaklarında eğlence fulltime devam ediyor

Gündüz




Gece




İspanya sanki bir bilmece dolandım durdum sokaklarında :)





Alışveriş köyü;  ki ne köy ama,   mağaza vitrinlerinden kareler bir sonraki postta.

Şimdilik sizi bu postla başbaşa bırakıyorum, görüşmek üzere :)

4 yorum:

Berceste dedi ki...

Baykuslu cuzdani pek sevdim :)

Trafik kanunu emretmese acaba durur muydu o arabalar?

Bizim bocuk gelmis diyor ki, onlar heykel muzesine mi gitmis? :)) Sokaktaki heykel taklidi yapanlardan dolayi sanirim boyle bir izlenime kapildi :)

fulya dedi ki...

Ya işte trafik kanunun emretmediği yerlerde de durduklarına çokca şahit oldum.Onun dışında da İspanyol erkekleri genel olarak çok kibar.Eh bayanlarıda fena değil.Herkes birbirine, birbirinin haklarına gayet saygılı her konuda.Yer, yol veriyor.Bizdeki kimse kimsenin üstüne çıkmıyor.Sen çok iyi bilirsin aslında bunları.
Böcüğün izlenimlerine ve yorumlarına hayranım.

Berceste dedi ki...

Insana saygi guzel sey elbet ama orada da kanun vardir gene Fulya. Ingiltere'de yaya onceliklidir, arac zarar verirse, birincil suctur. Sonraki oncelik bisikletlilere gecer. Onlara dikkat etmelidir arac suruculeri...

Bocuk adina tesekkurler :)

fulya dedi ki...

Kişisel iletişimdeki centilmenliklerden, kibarlıklardan bahsediyorum.